Öz Orman-İş Genel Başkanı Aslan, Hak-İş’in 45. yılını kutladı

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, Hak-İş Konfederasyonu’nun 45. kuruluş yıldönümü nedeniyle yayınladığı mesajında, “45 yıllık tarihi sürecimizde mazlumun yanında, zalimin karşısında durduk. Sendikacılığın bir emek hareketi olduğu bilinci ile kurulan Hak İş, tarihin bütün aşamalarında milletten olduğunu, milletin kendisi olduğunu göstermiştir” açıklamasında bulundu.
Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan yayınladığı mesajda, sendikacılığın ülke coğrafyasında başladığı yılları göz önünde bulundurulduğunda, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, devleti yaşat ki insan yaşasın” duruşunu sergileyerek sendikal eylemlerini hayata geçirdiklerini belirtti.
“Bizim için sendika, hak işten öncesi ve Hak İş’ten sonrası olarak yorumlanmalıdır” ifadelerini kullanan Settar Aslan, mesajında şu açıklamada bulundu:
“Hak-İş kuruluşunun esas temelini insan odaklı bir sendikal mantık üzerine geliştirmiştir. Adalet zemini üzerinde inşa edilen hak arama mücadelesini özgürlük ve hakkaniyet felsefesi ile geliştirmiştir. İnsanı merkeze alan mücadelenin yöntemi ise erdemli anlayışın, çözüm odaklı hizmet sendikacılığının kazanımlar ile daha güçlü olmasını sağlamaktır. Bu mücadeleyi verirken de her zaman emekçinin ve ekmeğinin hizmetkârı olduğumuzu unutmadan, unutturmadan hareket ettik. Hak-iş ve bağlı sendikaları olarak, güçlü olmanın değil, haklı olmanın mücadelesini, hak merkezli bir duruşla ortaya koyduk. Her zaman üyelerimizin menfaatlerini ilk sıraya yerleştirip, kahır ve çile yönüyle verilen mücadeleyi de sırtlanmasını bildik. Dünya mazlumlarının çaresizliğine çare olmaya yaklaşık 700 bin üyenin emri, telkini kabul edip, kardeşlik çınarımızın yüceltilmesinde sorumluluk üstlendik. Hak-İş Konfederasyonunun her bir ferdine yakışanın onurlu bir yaşam olması gerektiği bilinci ile verdiğimiz 45 yıllık emek hareketinin durmayan, yorulmayan neferleri olduk. Mazlum ve mağdur coğrafyaların ümidi haline gelmiş olmanın bilinci ile kardeşliğin ve dayanışmanın sesi olmayı başardık. Durdurulmak istenen Türkiye’nin dinamosu, demokrasinin savunucusu, ekmeğin ve emeğin güçlü savunucu olmayı başardık. Biz Hak-İş ve bağlı sendikaları olarak emeğin sadece Türkiye sınırları içerisinde değil, insanın var olduğu her yerde, hakkı üstün kılmanın derdi olması gerektiğini haykırdık. Bizim amacımız sadece Türkiye’de büyük Hak-İş olmak değildir, bizim amacımız dünyada hakça bir mücadele etrafında birleşip, dünya coğrafyasına insanı yaşatan devlet geleneğimizi idrak ettirmektir. Örnek sendikacılığın olmazsa olmazı olan bir ve bütün olma çabamızı akamete uğratmak isteyenler karşısında, öznesi kardeşlik olan duruşumuza halel getirilmemesi yönünde tavır takındık. Sendikacılığın olmazsa olmazı olan aile kavramı etrafında birleşip, büyük bir aile olmanın ruhunu, sorumluluğunu her zaman hissetmeli, kardeşlik çınarımızın tarihten gelen gücünü akamete uğratmak isteyenler karşısında bir ve bütün olmalıyız. Bu sebeple büyük Hak-İş Konfederasyonunu inşa eden, erdemli sendikacılık çınarının kolları hükmünde olan bağlı sendikaları olarak, bu güne kadar Hak-İş Konfederasyonuna emek vermiş olan genel başkanlarımızın, yönetim kademesindeki her bir ferdin emanet ettiği Hak-İş davasını daha da ilerilere taşımak boynumuzun borcudur. Bu dava birlerle başlayan ve yüzbinleri bulan büyük bir davadır. Bu davaya layık olmak dünya mazlumlarının arzusudur. Bu sebeple Büyük Hak İş ailesi olarak nice 45 yıllara diyoruz.”
KAYNAK:İHA

Bu Haberler De İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın